Küçücük bir hücrede, tek başına Ali Şeriatî oturmuş. Balmumundan heykel şeklinde yapmışlar. Öylece oturup düşünüyor hücresinde.
İnanılmaz bir şey bu... Ali Şeriatî işte karşımda, orada oturuyor, üstü başı yırtılmış, vücûdunda işkence izleriyle öylece oturmuş düşünüyor. Ali Şeriatî hemen karşımda, demir parmaklıklar ardında oturuyor ve ben karşısına geçmiş, O’na bakıyorum.
Öylesine gerçekçi yapmışlar ki herşeyi, sanki heykel değil gerçek, sanki biraz daha bakarsam başını kaldıracak Ali Şeriatî, başını kaldırıp bana bakacak.
Ve “Çıkar beni burdan, İbrahim” diyecek.
“Çıkar beni burdan”...
ALINTIDIR...
[İbrahim SEDİYANİ || (Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 50)]

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder